Pedasa’ya Bir de Buradan Bakın
Bodrum’da “Digikopter” adı altında hava çekimleri yapan Mimar Cenk Sarıuçak ve Mimar Seçkin Kesoğlu, yıllardır kazı çalışmaları yapılan Pedasa’daki Athena Tapınağı’nı yaptıkları çekimlerle gözler önüne serdi. Bölgedeki Leleg yerleşimi bu fotoğraflarda açıkça görülebiliyor.
Mimar Cenk Sarıuçak hobi olarak başladığı model helikopter pilotluğunu zamanla geliştirdiğini belirterek, “40 yaşındayım. Hobi olarak model helikopter uçuruyorum. Yaklaşık 3 yıl önce başladım bu işe. 6 ay önce de havadan çekim, ‘Flycam’ dedikleri çekimleri yapmaya başladık. Pedasa ve Bodrum Kalesi’ni çektik şimdilik.” dedi.
Sarıuçak, “Uzaktan kumandalı model bir helikopter kullanıyoruz. Standart bir model helikopterin parçalarını aldık ve birleştirdik. Kamerayı bağlamak için özel bir aparat yaptık. Kameranın açısını belirlemek için bir elektrik motoru taktık. Kamera kontrolü yerden yapılıyor. Hazırladığımız bir çantada monitör ve vericiler var. Bu sayede çekim yapıyoruz.” şeklinde konuştu.
Model helikopter meraklılarına uyarılarda bulunan Sarıuçak, “Bu iş gerçekten ciddi bir iş. Bir helikopter alıp üzerine kamera yerleştirip hemen yapılamıyor. Sabır isteyen bir iş. İnternette bolca kaynak var, yapmak isteyenler iyice araştırsın. Pilotluk kısmı ise işin en zor kısmı. Önce pilotluğu iyi öğrenmeliler. Helikopterde 2 adet jilet gibi keskin bıçak var, saatte 2 yüz km. hızla dönüyor. Dikkatli olunmazsa önemli kazalar yaşanıyor. Bunları internette görebiliyoruz. Parmağı kopan bile var.” dedi.
Helikopteri en fazla 100 metre kadar havalandırabildiklerini anlatan Sarıuçak, daha sonra kontrolün zorlaştığını, helikopterin gözden kaybolduğunu belirtiyor.
Muğla Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Pedasa Kazı Başkanı Prof. Dr. Adnan Diler, kazılarda önemli mesafe aldıklarını söyledi. Diler, “Pedasa Kazıları’nın bu yıl dördüncüsünü gerçekleştirdik. 4 yıldır Pedasa’da kazı çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu sene yine Athena kutsal alanında, aynı zamanda nekropol alanlarında çalışma yaptık. Akropoliste yine çalışmalar yaptık. Bir de bu yıl ilk kez sivil konut yapılanmalarla ilgili de iki ayrı bölgede kazı çalışmaları yürüttük.” dedi.
Diler “Bizim Pedasa’daki araştırmalarımız yüzey araştırmalarıyla başladı. Yaklaşık 7 yıl kadar Pedasa’da ve bütün bu Yarımada’da ki, ben ‘Leleg Yarımadası’ diyorum, araştırmalar yaptık ve arkasından bir kurtarma kazısı yaptık. tümülüslerde Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi ile birlikte bir çalışma yaptık. Bu kazılar çok uzun bir süreci kapsıyor, kolay değil. Pedasa’nın da çok büyük bir teritoryumu var çünkü. Leleg yerleşimlerinin metropolisi aslında Pedasa’dır; çünkü hiçbir yerde bu kadar çok tümülüs, bu kadar çok yerleşme yok. Bu nedenle kısa zamanda çok şey beklemiyoruz; ama önemli sonuçlara ulaştık diyebiliriz. Bir kere Heredot’un bahsettiği Athena Tapınağı’nın yerini bulduk. Burada bir Athena heykeli ve Athena yazıtıyla, Heredot’un söz ettiği Athena Tapınağı’nın yerini kesin olarak bulmuş olduk. Bunun yanında Pedasa’nın bizim kazdığımız yer olduğu, yine yazıtlar yardımıyla kesinleşti. Akropol diye geniş bir alanda yine kazılar yaptık. Bilimsel olarak yine tümülüslerle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. tümülüsler önemli, çünkü Pedasa içinde. Özellikle Leleg kimliğinin anlaşılması açısından tabii ki bu çok önemli. Bunların tarihleri, işlevleri, Yarımada’daki diğer yerleşmelerle olan ilişkileri konusunda çok ciddi mesafeler aldık diyebilirim. Yani şu anda Leleglerle ilgili bilinenler zaten çok kısıtlıydı bunlar, ama bizim elimizdeki bilgiler ve belgeler gerçekten kısa sürede elde edilen, iyi sayılabilir bulgu ve bilgiler diye düşünüyorum ben.” şeklinde konuştu.
“Havadan Daha İyi Görülebiliyor”
Diler hava çekimlerinin Pedasa yerleşimini daha çok gözler önüne serdiğini belirterek şunları söyledi:
“Tabii ki havadan yapılan çekimlerde tüm alanı daha iyi görebiliyorsunuz. Görüntülenen alanda antik kutsal bir yol var. Bu yolu jeofizik etütlerle belgelemiştik. Akropolden, kaleden gelip bu Athena kutsal alanına yönelen bir yol, 10 metre genişliğinde çok etkileyici bir yol. Bu sene açığa çıkardığımız gezinti alanı, tören alanı var. Bunun yanında tapınağın teras duvarını, kutsal alanın tüm sınırlarını bu fotoğraflarda görebiliyoruz. Bu tip hava fotoğrafları gerçekten bizim için de çok önemli. Bunları rölevelerin çıkarılmasında da kullanabiliriz.”
“Leleg Uygarlığı’nı Araştırıyoruz”
Asıl amaçlarının Lelegleri daha iyi öğrenmek olduğunu söyleyen Diler, “Bizim aslında Bodrum’daki çalışmalarımız Leleg Uygarlığı’nın araştırmasıdır. Bunu sadece bir tek Pedasa’yı kazarak çözmemiz çok zor. Biz bunu zaten biliyoruz. Geniş bir alanda çalışma yürütüyoruz. Bu yarımadanın sınırları doğuda Theangela, Kaplan Dağı’ndan başlar, Myndos sınırına kadar tüm bu bölge Leleg Yarımadası’dır. Burada çok yerleşme var. Şimdi sadece Pedasa ile değil. Kaplan Dağı’nı araştırıyoruz. Kaplan Dağı da katıksız bir Leleg yerleşmesi olması bakımından çok önemli. Pedasa’daki kalıntılarla Kaplan Dağı’ndakileri karşılaştırdığımız zaman Pedasa’nın büyüklüğü daha iyi ortaya çıkıyor. Pedasa’da 70’ten fazla tümülüs var, Kaplan Dağı’nda toplam 6 tane tümülüs var. Troya’nın yıkılışından sonra Lelegler bu bölgeye uygarlık kurunca, en büyük patlama bu bölgede oldu. Büyük ihtimalle Konacık ve Torba’dan iki ayrı vadiden buraya gelindi ve bu tepeler üzerinde bu uygarlık gelişti. Yaklaşık 3 yüz yıl sonra, 10’uncu yüz yıldan itibaren burada çok kalabalık bir nüfus oluştu. Şunu söyleyebilirim, Yarımada’daki en kalabalık Leleg nüfusu Pedasa’nın teritoryumunda oluştu.” dedi.
İlk Defa Soyulmamış Leleg Mezarı Bulundu
Daha önce hep soyulmuş tümülüslerde, yani mezarlarda çalıştıklarını anlatan Diler, ilk defa gömüldüğü gibi kalmış bir mezar açtıklarını söyledi. Diler sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz bu sene ilk kez, ‘Bu bir Leleg mezarıdır’ diyebileceğimiz bir tümülüs açtık. Soyulmamış, yıkılmış, yıkıldığı için de kimse tarafından cesaret edilip açılmamış, çünkü çok büyük bloklar var. Eski çağda çöktüğünden de olduğu gibi kalmış. Savaşçılara ait bir tümülüs bu. tümülüsün içinde ayrı bir bölme yapılmış, etrafı taşlarla çevrilmiş, yan yana iki savaşçı, silahlarıyla birlikte gömülmüş. Mızrak ve kamalar kullanıyorlar bunlar. Giysileri de vardı. Giysileri üzerinde fibulalar var, iğneler. Çok ilginç olan, hiçbir yerde bunu görmedik, pazılarında da kalın, 15 santimlik pazı bandı taşıyorlar. Urartularda olduğu gibi, bronzdan halkalar. Bu savaşçılardan birisi 1.80 boyunda, kemikleri çok iri.”
“Bir Müze Dolduracak Eser Var”
Bir Leleg müzesi açılmasını arzu ettiklerini anlatan Diler, “Şu anda bir müzemiz yok. Gönül ister ki bir Pedasa ya da Yarımada Leleg müzesi kurulsun ve biz bütün bu bulgularla, eserlerle, tanınmayan uygarlığı gözler önüne serelim. Tabii Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, adı üstüne sualtı arkeolojisi… Orada birçok eser sergileniyor; ama Lelegler bir tek müzede sergilenebilir. Zaten Pedasa’daki bulgularımız bir müzeyi çok rahat doldurur. Bizim elimizde 20 kasadan fazla eser var. Kırık parçalarını bir araya getirdiğimizde onlarca kap, 10 kadar pazı bandı, silahlar ve çok önemli eserler bulunuyor.” dedi.
Muğla Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nden 40 kişilik bir ekip, 3 kişilik Alman bir ekip Bodrum Yarımadası’nda Leleg Uygarlığı üzerinde çalışıyor. Bu ekibin başkanı olan Prof. Dr. Adnan Diler, arazi sahiplerine ve Konacık Belediye Başkanı Mehmet Tosun’a katkılarından dolayı teşekkür etti.















